15 Mayıs 2026 Cuma
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, bir televizyon programında dile getirilen “AKP’ye geçeceği” iddiaları üzerine sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Gencan’ın, videolu paylaşımında, “Biz buradayız. Geri adım atmıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerleriyle, Edirne’mize aynı kararlılıkla hizmet etmeye devam ediyoruz. Çünkü bu mücadele; makam değil, adalet, dayanışma ve memleket mücadelesidir. Kurtuluş yok tek başına…Ya hep beraber ya hiçbirimiz” ifadeleri yer aldı.
Dünyanın en çok kullanılan web tarayıcısı Google Chrome’un, “Gemini Nano” adlı yapay zeka modelini kullanıcı onayı almadan yaklaşık 4 GB boyutundaki bir dosya ile cihazlara sessizce indirdiği ortaya çıktı. Güvenlik araştırmacıları tarafından belgelenen bu durum, teknoloji devini dünya genelinde ağır yasal yaptırımlarla karşı karşıya bırakabilir.
Bağımsız gizlilik araştırmacısı Alexander Hanff (The Privacy Guy) tarafından 4 Mayıs 2026’da kamuoyuna duyurulan bilgilere göre, Chrome’un masaüstü sürümleri, sistem dosyaları arasındaki “OptGuideOnDeviceModel” klasörüne “weights.bin” isimli devasa bir veri paketi yerleştiriyor.
Kullanıcıya herhangi bir bildirim sunulmadan arka planda tamamlanan bu işlemin, yazma yardımı, sekme organizasyonu ve dolandırıcılık tespiti gibi özellikleri internet bağlantısı olmadan sunmak amacıyla yapıldığı belirtiliyor. Ancak araştırmalar, kullanıcılar bu dosyayı manuel olarak silse dahi tarayıcının dosyayı ilk fırsatta tekrar yüklediğini gösteriyor.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 6’sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 11’i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 31. duruşmasında, cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, cumhuriyet savcısı, hazırladığı 104 sayfalık esas hakkındaki mütalaasının özetini okudu.
Mütalaada, örgüt elebaşı tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın, kurduğu ihale sistemiyle kamu kurumları ve belediyelerden çok sayıda ihale aldığı, ihaleleri alan şirketleri, hukuki yaptırımlardan kaçırmak adına kardeşleri ve akrabaları üzerine kurduğu belirtildi.
Mütalaada, her ne kadar sanıklar alınan savunmalarında örgüt olmadıklarını, aile olduklarını, şirketler arasında ticari ve aile ilişkisinin bulunduğunu beyan etse de farklı kişilere ait birçok firma adına belediyelerle olan iş ve işlemleri sanık Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı, dosyaya konu eylemlerde tüm süreçlerde şirketler üzerinde karar alma yetkisinin Aktaş’ta olduğu ifade edildi.
Örgüt üyesi firma sahibi sanıkların Aktaş’ın talimatıyla hareket ettikleri birlikte değerlendirildiğinde, örgütün varlığının kabul edildiği aktarılan mütalaada, yapılan işlemlerin büyüklüğü dikkate alındığında Aziz İhsan Aktaş’ın firmalarla doğrudan irtibat kurmamak adına güvenebileceği insanlar olmaları nedeniyle kardeşleri ve akrabaları üzerine firma kurduğu ancak gerçekte firmaları kendisinin yönettiği kaydedildi.
Mütalaada, ihalelerde pazarlık usulüne davet aşamasında yer alan firmaların belediye görevlileri tarafından değil, Aktaş tarafından belirlendiği bilgisi verildi.
Suç örgütünün en çok ihale aldığı kurumun Beşiktaş Belediyesi olduğu, tutuklu sanık Rıza Akpolat’ın belediye başkanlığı döneminde belediyede örgüte ait firmaların ihaleler konusunda neredeyse tekelleştiği anlatılan mütalaada, ihalelerin örgüte ait firmalara verildiği, Akpolat’ın ihale, imar, ruhsat gibi belediye işlemleriyle elde ettiği haksız kazancı akrabaları ve arkadaşları üzerinden resmileştirmeye çalıştığına işaret edildi.
Aktaş’ın belediye başkanlarıyla yakın ilişki kurarak, maddi menfaat ve kurduğu, ihale sistemiyle belediyelerin ihaleleri örgüt bünyesindeki firmaların almasını sağladığı ifade edilen mütalaada, hak ediş dönemlerinde rüşvet olarak ödemelerin yapıldığı ve Aktaş’ın ihale alma yöntemi olarak kurduğu sistemin rüşvet çerçevesinde olduğunun anlaşıldığı değerlendirmesi yapıldı.
CEZA İSTEMLERİ
Mütalaada, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 29 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 19 kez “özel belgede sahtecilik”, 4 kez “resmi belgede sahtecilik”, 3 kez “rüşvet” ve 3 kez “edimin ifasına fesat karıştırmak” suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edildi.
Tutuksuz sanık Baki Nugay’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 30 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 19 kez “özel belgede sahtecilik”, 4 kez “resmi belgede sahtecilik”, 7 kez “rüşvet”, 3 kez “edimin ifasına fesat karıştırmak” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi mütalaada istendi.
Mütalaada, sanıklar Aktaş ve Nugay’ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi.
Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın 30 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 17 kez “özel belgede sahtecilik”, 2 kez “resmi belgede sahtecilik”, 1 kez “nitelikli dolandırıcılık”, 2 kez “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme” suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsini istedi.
Mütalaada, tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz’ın 21 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 17 kez “özel belgede sahtecilik, 2 kez “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi talep edildi.
Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı’nın “ihaleye fesat karıştırma”, “özel belgede sahtecilik”, “resmi belgede sahtecilik”, “nitelikli dolandırıcılık” ve 3 kez “rüşvet suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası mütalaada öngörüldü.
Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin’in “rüşvet” suçundan 4 yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer’in 2 kez “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara’nın “ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması” suçundan beraati, “rüşvet” suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Ayrıca, 26 sanığın “örgüte üye olma” suçundan 2 yıldan 5’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuldu.
4 KİŞİNİN TAHLİYESİ İSTENDİ
Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz ile tutuksuz sanıklar Gülal Erdovan Anıl, Gülşah Ocak ve Zafer Ozan Ay’ın “suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiklerinden” bahisle cezalandırılmaları istenmiş ise de atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi de mütalaada talep edildi.
Mütalaada, sanıklar görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile Utku Caner Çaykara, Oya Tekin, Celal Tekin, Ceyhan Kayhan, Erhan Daka ve Özcan Zenger’in tutukluluk halinin devamına karar verilmesi istendi.
Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklar Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabil Artan’ın ise tahliyelerine karar verilmesini talep etti.
Duruşma, tutuklu sanıklar ve avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla sürüyor.
Göz kapağı estetiği yalnızca ileri yaşlarda gündeme gelen bir işlem değildir. Genetik yatkınlık, cilt yapısı ve kapak sarkmasının günlük yaşamı etkileme düzeyi belirleyici olabilir. Veni Vidi Göz Ataşehir Merkezi’nden Op. Dr. Kemal Gültekin, doğru zamanın uzman muayenesiyle netleştiğini belirtiyor.
“Göz kapağı estetiği için çok mu erken?”
“Bu işlem sadece ileri yaşlarda mı yapılır?”
“Beklemek mi gerekir, yoksa şikâyet varsa değerlendirme almak mı daha doğru?”
Göz kapağı estetiğini araştıran birçok kişinin aklında benzer sorular vardır. Çünkü göz çevresindeki değişimler kişiden kişiye çok farklı zamanlarda ortaya çıkabilir.
Bazı kişilerde 30’lu yaşlardan itibaren üst göz kapağında belirgin deri fazlalığı görülebilir. Bazı kişilerde ise daha ileri yaşlarda bile ciddi bir sarkma oluşmayabilir.
Bu nedenle göz kapağı estetiği için tek belirleyici faktör yaş değildir.
Veni Vidi Göz Ataşehir Merkezi hekimlerinden Op. Dr. Kemal Gültekin, göz kapağı estetiğinde doğru zamanın kişinin şikâyetine, göz kapağı yapısına, göz sağlığına ve günlük yaşam etkisine göre belirlendiğini ifade ediyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre, bazı hastalar estetik kaygıyla başvururken bazı hastalar fonksiyonel şikâyetler nedeniyle değerlendirme ister.
Üst göz kapağındaki sarkma görme alanını etkiliyorsa, kişi kaşlarını kaldırmadan rahat göremiyorsa veya göz kapaklarında sürekli ağırlık hissediyorsa bu durum yalnızca kozmetik bir konu olarak görülmemelidir.
Göz kapağı değişimleri çoğu zaman yavaş ilerler.
Kişi önce aynada küçük bir fark hisseder. Sonra fotoğraflarda gözlerinin daha düşük göründüğünü fark eder. Bir süre sonra makyajın üst kapakta kaybolduğunu, göz kapaklarının akşam saatlerinde ağırlaştığını veya bakışlarının daha yorgun göründüğünü söyler.
Bu belirtiler, göz kapağı yapısının değerlendirilmesi gerektiğini gösterebilir.
Göz Kapağı Estetiği, üst ve alt göz kapaklarındaki fazla deri, kas veya yağ dokusunun kişiye özel olarak düzenlenmesini amaçlayan cerrahi bir işlemdir. Tıbbi adıyla blefaroplasti, uygun hastalarda üst kapak sarkması, alt kapak torbalanması ve göz çevresindeki yorgun görünüm şikâyetlerinde değerlendirilebilir.
Ancak doğru zaman, yalnızca aynadaki görüntüye göre belirlenmez.
Operasyon öncesinde göz kapağı yüksekliği, cilt fazlalığı, kaş pozisyonu, göz kuruluğu, kapak fonksiyonu, genel göz sağlığı ve hastanın beklentileri ayrıntılı şekilde ele alınmalıdır.
Çünkü bazı kişiler göz kapağı estetiğine ihtiyaç duyduğunu düşünürken, asıl sorun kaş düşüklüğü olabilir. Bazılarında üst kapak derisi fazla görünür ama göz kuruluğu nedeniyle cerrahi plan daha dikkatli yapılmalıdır. Bazı hastalarda ise kapak düşüklüğü farklı bir tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Bu nedenle göz kapağı estetiği kararı aceleyle verilmemelidir.
Op. Dr. Kemal Gültekin, işlem öncesi gerçekçi beklentilerin önemini vurguluyor. Göz kapağı estetiği, göz kapaklarındaki sarkma ve torbalanma gibi sorunları hedefler. Ancak göz çevresindeki her problemi tek başına çözmez.
Örneğin kaz ayakları, göz altı morlukları, cilt lekeleri, kaş düşüklüğü veya yüzün genel yaş alma belirtileri farklı yaklaşımlar gerektirebilir.
Hasta hangi şikâyetinin bu işlemle hedeflenebileceğini bilmelidir.
Göz kapağı estetiği için başvuran kişilerin bazıları “Daha genç görünmek istiyorum” derken, bazıları “Daha yorgun görünmek istemiyorum” ifadesini kullanır. Bu iki beklenti birbirine benzese de operasyon planı açısından farklı değerlendirilir.
Doğal sonuç için hedef, kişinin yüz ifadesini değiştirmek değil; kapak sarkması veya torbalanma nedeniyle oluşan yorgun görünümü azaltmaya yönelik kişisel bir planlama yapmaktır.
Üst göz kapağı estetiğinde genellikle doğal kapak kıvrımı üzerinden kesi planlanır. Fazla deri ve gerekli durumlarda fazla doku düzenlenir. Amaç, daha açık ve dengeli bir kapak görünümü elde etmektir.
Alt göz kapağı estetiğinde ise torbalanmanın nedeni belirlenir. Yağ dokusu, cilt gevşekliği, alt kapak desteği ve göz altı bölgesinin genel yapısı dikkate alınır. Bu değerlendirme sonucunda hastaya uygun yöntem belirlenir.
İşlem lokal veya genel anestezi altında planlanabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu hastanın durumuna, işlemin kapsamına ve hekimin değerlendirmesine göre değişir.
İyileşme süreci de kişiye özeldir. İlk günlerde şişlik, morluk, hafif hassasiyet veya geçici kuruluk hissi görülebilir. Bu süreçte doktorun önerdiği ilaçların kullanılması, göz çevresine baskı yapılmaması ve kontrollerin aksatılmaması önemlidir.
Hastalar genellikle sosyal yaşama ne zaman dönebileceklerini merak eder. Bu süre, yapılan işlemin kapsamına ve kişinin iyileşme hızına göre değişebilir. Bu nedenle standart bir süre yerine hekimin kişiye özel önerileri dikkate alınmalıdır.
Göz kapağı estetiğinde dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da fazla müdahaleden kaçınmaktır.
Göz çevresinde doğal görünümün korunması için dokular dikkatli şekilde değerlendirilmelidir.
Fazla doku alınması, göz kapağının kapanma fonksiyonunu etkileyebilir veya yapay bir görünüm oluşturabilir.
Op. Dr. Kemal Gültekin, göz kapağı estetiğinin uzman değerlendirmesiyle planlanması gereken hassas bir işlem olduğunu belirtiyor.
Göz kapakları, gözün korunmasında görev aldığı için estetik beklenti ile fonksiyonel güvenlik birlikte ele alınmalıdır.
Peki doğru zaman ne zaman?
Göz kapaklarınızdaki sarkma yüz ifadenizi belirgin şekilde etkiliyorsa, fotoğraflarda gözlerinizin daha düşük çıktığını düşünüyorsanız, üst kapaklarınız görüşünüzü kısıtlıyor gibi hissediyorsanız veya alt göz kapağı torbalanması nedeniyle sürekli yorgun görünüyorsanız, uzman değerlendirmesi almanın zamanı gelmiş olabilir.
Bu değerlendirme mutlaka ameliyat kararı anlamına gelmez. Bazen takip önerilebilir, bazen farklı bir tedavi yaklaşımı gerekebilir, bazen de göz kapağı estetiği uygun bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Önemli olan, kararı doğru bilgiyle vermektir.
Göz kapağı estetiği için doğru zaman, takvim yaşınızdan çok göz kapağınızın durumu, göz sağlığınız ve şikâyetinizin yaşamınıza etkisiyle ilgilidir.
Bu nedenle aynadaki değişimi fark ettiğinizde en doğru adım, uzman göz doktorundan değerlendirme almaktır.
Borsa İstanbul (BIST) pay piyasasında işlem gören “AVOD” hissesinde manipülatif eylemler yaptığı iddia edilen 2 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından BIST pay piyasasında işlem gören Avod Kurutulmuş Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret AŞ (AVOD) hissesinde manipülatif eylemler yapıldığının tespit edildiği belirtildi.
Açıklamada, bu eylemler nedeniyle İzmir ve İstanbul’da yapılan operasyon kapsamında, Nazım Torbaoğlu ve Burak Kızak hakkında “piyasa dolandırıcılığı” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından gözaltı kararı verildiği bildirildi.
Suç delillerinin tespiti için şüphelilere ait adreslerde arama ve el koyma adli işlemlerinin devam ettiği aktarılan açıklamada, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle yürütüldüğü kaydedildi.